Dünya gayrimenkul sektörünün en bilinen buluşmalarından MIPIM, son yıllarda geçirdiği dönüşümle klasik “proje vitrini” kimliğinden uzaklaşıp şehirlerin ve ülkelerin yatırımcıya kendini anlattığı küresel bir sahneye evriliyor.
EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, MIPIM 2026 izlenimlerini paylaşarak fuarın artık yalnızca şirketlerin portföy sunduğu bir etkinlik değil, kentlerin marka hikâyesi kurduğu uluslararası bir platform haline geldiğini söyledi.
Yazıcı’ya göre özellikle son iki yıldır “The Global Urban Festival” konseptiyle düzenlenen organizasyonda, şehirler yatırım çekme yarışına daha görünür biçimde dahil oldu.
Fuarın merkezine şehirlerin yerleştiğini belirten Yazıcı, geçmişte şirket standlarının ve proje lansmanlarının öne çıktığı MIPIM’de bugün belediyelerin, bölgesel kalkınma ajanslarının ve ülke pavyonlarının ton belirlediğine dikkat çekti.
Kentlerin “neden burada yatırım yapılmalı” sorusuna hikâye, yaşam kalitesi ve uzun vadeli vizyon üzerinden yanıt verdiğini vurgulayan Yazıcı, ülkelerin de bu hikâyeleri destekleyen birer üst marka gibi konumlandığını ifade etti.
Konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada söz konusu bu değişimin şehir markalaşması açısından önemli olduğuna işaret eden Yazıcı, diğer yandan fuarın bu yeni yapısının özellikle daha küçük ölçekli veya yeni oyuncuların görünürlüğünü zorlaştırabildiğini dile getirdi.
Yatırımcı ilgisinin şehir anlatıları etrafında yoğunlaşmasının, firmaların tek başına öne çıkmasını geçmişe kıyasla daha güç hale getirdiğini söyledi.
MIPIM 2026’da yalnızca içerikte değil, fuar alanının fiziksel kurgusunda da farklılıklar gözlendi. Yazıcı, önceki yıllarda neredeyse tamamen dolu olan alanlarda bu kez kiralanmayan stantlara rastlandığını belirterek, bu boşlukların etkileşim ve buluşma alanlarına dönüştürüldüğünü aktardı.
Bu düzenlemenin, organizasyonun ritminde ve katılımcı davranışlarında bir değişime işaret ettiğini ifade etti. Fuarın gündem başlıklarında ise yapay zekâ öne çıktı.
Yazıcı, panellerin ve konuşmaların önemli bölümünde yapay zekânın gayrimenkul sektörüne etkilerinin tartışıldığını, sektörün teknolojiyle daha entegre bir geleceğe doğru hızla ilerlediğinin açıkça görüldüğünü söyledi.
Veri, analiz, operasyonel verimlilik ve karar destek sistemleri gibi konuların fuarın ana tartışma eksenlerinden biri haline geldiğine dikkat çekti. Türkiye’nin temsiline ilişkin değerlendirmesinde Yazıcı, açık alanda kurulan özel çadırın görünürlük açısından güçlü bir etki yarattığını, ana fuar alanında Türk mimarların birlikte kurduğu standın ise dikkat çekici bir birlik mesajı verdiğini belirtti.
Bu tür ortak duruşların, uluslararası platformlarda daha etkili bir temsil sağladığını ve benzer iş birliklerinin artmasının sektöre değer katacağını söyledi. Yazıcı’ya göre küresel gündem fuarın katılımcı profiline de yansıdı.
Körfez ülkelerinden katılımın sınırlı kalmasını bölgesel gelişmelerle ilişkilendiren Yazıcı, buna karşın MIPIM’de temsil edilen coğrafyanın belirgin şekilde genişlediğini vurguladı.
Latin Amerika’dan Japonya’ya kadar daha önce fuarda daha az görülen pek çok bölgenin yatırım çekmek için iddialı bir şekilde sahneye çıkmasının rekabeti sertleştirdiğini ifade etti.
MIPIM 2026’nın kendi beklentilerini bütünüyle karşılamadığını söyleyen Yazıcı, yine de fuarın sektör açısından önemini koruduğunun altını çizdi.
Etkinlikte yeni bağlantılar kurduklarını ve mevcut iş ilişkilerini güçlendiren verimli görüşmeler yaptıklarını aktaran Yazıcı, görünür kalmak ve küresel ağın içinde yer almak isteyen şirketler için MIPIM’in hâlâ yılda bir kez mutlaka takip edilmesi gereken bir buluşma noktası olduğunu belirtti.