Emlak 02.05.2026

ABD–İran savaşı gayrimenkulde dengeleri değiştiriyor! 

ABD–İran savaşı gayrimenkulde dengeleri değiştiriyor! 

ABD ile İran arasında patlak veren savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, gayrimenkul sektöründe de dengeleri ciddi biçimde değiştiriyor. Senes Yapı CEO’su Coşkun George Alis’e göre bu gelişmelerden en sert etkilenen pazarlardan biri Dubai oldu.

Alis, Dubai’nin uzun yıllardır yatırımcılara sunduğu en önemli avantajın “güvenli ve istikrarlı bir liman” imajı olduğunu belirterek, savaşın bu algıyı derinden sarstığını ifade etti.

Ona göre yatırımcı davranışının temelinde güven yer alıyor ve bu güven zedelendiğinde sermaye çok hızlı şekilde yön değiştiriyor. Nitekim son veriler de bu kırılmayı açıkça gösteriyor.

Savaşın başlamasıyla birlikte Dubai’de konut satışlarında bir ay gibi kısa bir sürede %25 ile %30,5 arasında düşüş yaşandı. Aynı dönemde işlem hacimleri ve gayrimenkul endekslerinde de belirgin gerilemeler görüldü.

Alis, mevcut durumu “bekle-gör” dönemi olarak tanımlıyor. Uluslararası yatırımcıların temkinli davranarak piyasadan çekildiğini, bunun da likiditenin azalmasına yol açtığını söylüyor.

Ayrıca petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığına, satışlardaki düşüşün ise projelerde yavaşlama ve fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

Savaşın etkileri yalnızca gayrimenkul sektörüyle sınırlı kalmıyor. Enerji, lojistik, turizm ve finans gibi alanlarda da yaşanan yavaşlama, Dubai’nin genel ekonomik yapısını zorlayan unsurlar arasında yer alıyor.

Alis’e göre bu süreçte kısa vadede net bir kazanan yok, ancak kaybedenler giderek belirginleşiyor. Dubai, dış yatırıma yüksek bağımlılığı ve güven algısına dayalı ekonomik modeli nedeniyle en kırılgan bölgelerden biri olarak öne çıkıyor ve bu durum onu savaşın en fazla etkilenen taraflarından biri haline getiriyor.

Öte yandan Türkiye için bu tablo bazı fırsatlar barındırıyor. Alis, belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların daha dengeli ve güvenli alternatifler aradığını vurgulayarak, Türkiye’nin üretim kapasitesi, geniş iç pazarı ve stratejik konumu sayesinde bu süreçte öne çıkabileceğini belirtiyor.

Senes Yapı da değişen küresel koşullara uyum sağlayarak yatırımcılara uzun vadeli ve güven odaklı projeler sunmaya devam ettiğini ifade ediyor. Türkiye’nin coğrafi ve ekonomik köprü rolü ise bu dönemde ülkeyi daha cazip hale getiriyor.

Yeni dönemde gayrimenkul sektöründe belirleyici unsurların “güven”, “likidite” ve “sürdürülebilirlik” olacağını söyleyen Alis, artık yalnızca proje üretmenin yeterli olmadığını; krizlere dayanıklı, yatırımcıya güven veren ve uzun vadeli değer sunan modellerin öne çıkacağını vurguluyor.

 .

Yorumlar

0 yorum

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!