Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında sektörün sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemesini ve gelecek hedeflerini kamuoyuyla paylaştı.
Sektör, “üçüz dönüşüm” olarak tanımlanan yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve insan odaklı gelişim ekseninde çalışmalarını sürdürerek hem iklim hedeflerine katkı sağlamayı hem de uluslararası rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, çimento sektörünün yeşil dönüşümü yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyümenin temel bir unsuru olarak gördüğünü belirtti.
Bozay, dijitalleşme ve insan odaklı yaklaşımla desteklenen bu dönüşüm sürecinde, alternatif yakıt ve ham madde kullanımı ile yenilenebilir enerji yatırımlarının sektörün çevresel etkilerini azaltırken üretim verimliliğini artırdığını vurguladı.
Sektör, döngüsel ekonomi uygulamalarıyla üretimde doğal kaynak kullanımını azaltırken farklı sektörlerden elde edilen atıkları yeniden ekonomiye kazandırıyor. 2025 verilerine göre alternatif yakıt kullanımı 2,3 milyon tona ulaşırken, toplam ısıl enerji ihtiyacının yüzde 13,2’si bu kaynaklardan karşılanıyor.
Ayrıca 7,7 milyon ton alternatif ham madde kullanımıyla kaynak verimliliği artırılırken doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanıyor. Enerji yoğun yapısına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandıran çimento sektörü, karbon ayak izini azaltma yönünde önemli adımlar atıyor.
Güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları ile atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde sektörün elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 10’u yenilenebilir ve geri kazanılmış kaynaklardan karşılanıyor.
Atık ısı geri kazanım sistemleri kapsamında 17 fabrikada, 27 hatta kurulu toplam 164,5 MW kapasite ile 658 bin hanenin günlük tüketimine denk enerji üretilirken, bu üretim ilgili tesislerin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyor.
Öte yandan, Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülük aşamasına geçmesi, düşük karbonlu üretimi küresel ticaretin zorunlu unsurlarından biri haline getiriyor.
Türk çimento sektörü de bu sürece alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği projeleri, düşük karbonlu üretim teknolojileri ve dijital izleme sistemleriyle hazırlanıyor.
Sektör, Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası doğrultusunda 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı hedefliyor. Bu kapsamda karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri (CCUS), yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve yenilikçi üretim süreçlerine yönelik yatırımların 2053’e kadar yaklaşık 30 milyar dolar seviyesine ulaşması öngörülüyor.
Volkan Bozay, sürdürülebilirlik ile rekabet gücünün artık birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve yeni karbon düzenlemelerinin sektörde dönüşümü hızlandırdığını ifade etti.
Türk çimento sektörünün bu süreci bir riskten ziyade, üretim kapasitesini ve ihracat gücünü artıracak stratejik bir fırsat olarak gördüğünü dile getiren Bozay, düşük karbonlu teknolojilere yapılan yatırımların hem çevresel sorumlulukları yerine getirdiğini hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağladığını söyledi.
TÜRKÇİMENTO, çevre dostu üretim, dijital dönüşüm, kaynak verimliliği ve insan odaklı gelişim alanlarındaki çalışmalarını sürdürerek sektörün sürdürülebilirlik performansını güçlendirmeye devam edecek.