Bir inşaat şirketinin neden battığını 35 yıllık bir bankacı açıkladı. Finansal Yönetim Danışmanı Dr. İbrahim Can sosyal medya hesabı X'ten tek tek aktardı. Son zamanlarda binlerce şirket konkordato ilan ediyor, ardından ise iflas haberleri gelmeye devam ediyor.
Ekonomik kriz ortamında faaliyetine devam edemeyen şirketler iflas haberlerini tek tek duyurmaya başladı. İflas eden sektörlerin arasında inşaat sektörü de sayıca fazla olduğu dikkat çekiyor.
Peki Bir inşaat şirketi neden batar? İşte Dr. İbrahim Can'ın sosyal medyadaki o açıklaması; Dr. İbrahim Can, CPA @ICanAdvisory Bir inşaat şirketinin neden battığını 35 yıllık bir bankacı açıklıyor: Özetle “finansman hatası.
” Oysa bu sorun yalnızca inşaat sektörüne özgü değil; tekstil, gıda, sanayi, turizm gibi pek çok sektörde de benzer şekilde görülüyor. Şirketler finans, yönetim ve sürdürülebilirlik gibi uygulamalı bilimleri ve bu alanlarda nitelikli yönetim danışmanlığı desteğini ihmal ettiğinde, kötü yönetimin sonucu olarak finansal sorunlar kaçınılmaz hale gelir.
Bu sorunların en kolay çözümü çoğu zaman fiyat artırmaktır. Ancak bu yöntem şirketi yalnızca bir süre ayakta tutar. Sonrasında kredi, borçlanma veya halka arz gibi finansman çözümleri gündeme gelir.
Fakat bu adımlar için geç kalındığında, bu araçlar devreye girse bile çoğu zaman konkordato veya iflas kaçınılmaz olur. Türkiye’deki barınma krizinin nedenlerinden biri de inşaat şirketlerinin, diğer birçok sektörde olduğu gibi, finans, yönetim ve sürdürülebilirlik bilimlerini yeterince önemsememesidir.
Bunun sonucunda maliyetler artar. Halkın ev sahibi olma hayali ise giderek kirayı ödeyebilme mücadelesine dönüşür. Bugün pek çok alanda gördüğümüz enflasyonun temel nedenlerinden biri de budur: Şirketlerin finans, yönetim ve sürdürülebilirlik ilkelerini reddedip işletmelerini kendi alışkanlıkları ve inançları doğrultusunda yönetmeleri.
Oysa bu alanlardaki bilimsel yaklaşımlar ve nitelikli yönetim danışmanlığı şirketlere kazandırıldığında; maliyetler azalır, fiyatlar düşer, kalite artar, ücretler yükselir, satın alma gücü artar, borsa güçlenir ve küresel markalar ortaya çıkar.
En ironik olanı ise finansal yönetim danışmanlığının pahalı olduğu yönündeki yaygın algıdır. Oysa doğru uygulandığında bu hizmet, maliyetinin yüzlerce katı değer ürettiği için aslında en ucuz yatırımlardan biridir.
Ne yazık ki bu gerçeği kavramak çoğu zaman bilişsel önyargılara takılır. Sonunda ise hem şirketler hem de ülke ekonomisi zarar görür. .