Son yıllarda yurt dışında gayrimenkul yatırımı, yatırımcıların karar alma süreçlerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Astons tarafından yayımlanan 2025 Yunanistan Gayrimenkul Piyasası Raporu, bu dönüşümü ortaya koyan dikkat çekici veriler sunuyor.
Rapora göre yatırımcılar, Golden Visa elde etmek amacıyla yaptıkları yatırımlarda artık yalnızca uygun fiyatı değil, uzun vadeli büyüme potansiyeli ve düzenli gelir imkanlarını önceliklendiriyor.
YATIRIMDA TEK KRİTER FİYAT DEĞİL Yunanistan’da Golden Visa için en düşük yatırım eşiği, ticari mülkten konuta dönüştürülmüş projelerde 250 bin euro seviyesinde bulunuyor.
Ancak uzmanlara göre yatırımcıların en sık yaptığı hatalardan biri, sadece düşük fiyatlı seçeneklere yönelmek. Oysa bir gayrimenkulün gerçek değeri; kira getirisi, değer artışı potansiyeli ve sunduğu ek avantajlarla birlikte değerlendirilmeli.
Bu nedenle yatırımın yalnızca bugünkü maliyeti değil, gelecekte sağlayacağı kazanç da karar sürecinde belirleyici oluyor. LOKASYON BELİRLEYİCİ ROLDE Yatırımın başarısında en kritik unsurlardan biri ise doğru lokasyon seçimi.
Aynı ülke içinde bile farklı bölgeler, farklı risk ve getiri dengeleri sunabiliyor. Altyapı projeleri, turizm hareketliliği ve demografik yapı gibi faktörler, yatırımın uzun vadeli performansını doğrudan etkiliyor.
Uzmanlar, yatırımcıların sadece popüler bölgeleri değil, gelişim potansiyeli yüksek alternatif lokasyonları da değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yurt dışı gayrimenkul yatırımları sadece finansal değil, aynı zamanda hukuki bir süreç olarak da öne çıkıyor.
Özellikle oturum veya vatandaşlık programları kapsamında yapılan yatırımlarda, her mülk aynı avantajları sağlamayabiliyor. Bu nedenle yatırımın programa uygunluğu, başvuru süreçleri ve yasal gerekliliklerin doğru şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor.
YATIRIM ARTIK BİR GELECEK PLANI Astons Türkiye Direktörü Yağız Yiğit, konuyla ilgili değerlendirmesinde, yatırımcıların bakış açısının değiştiğini belirterek, “Yurt dışında gayrimenkul yatırımı artık yalnızca bir satın alma işlemi değil, uzun vadeli bir planın parçası.
Bu nedenle fiyatın yanı sıra lokasyon, getiri dengesi ve hukuki süreç birlikte değerlendirilmeli” dedi. Yiğit ayrıca, son dönemde Atina’nın yıl boyu devam eden kira talebi, değer artışı potansiyeli ve süregelen altyapı yatırımları sayesinde öne çıktığını belirtti.
Farklı bölgelerin farklı avantajlar sunduğunu vurgulayan Yiğit, yatırım sürecinin doğru analiz edilmesi ve profesyonel şekilde yönetilmesinin kritik olduğunu ifade etti. .