Türk yatırımcıların Avrupa’ya açılan kapısı olarak gördüğü Yunanistan Golden Visa (Altın Vize) programında denetimler hiç olmadığı kadar sıkılaştı.
Konu ile ilgili olarak paylaşılan detaylara göre söz konusu programın sunduğu avantajlar cazibesini korurken, hatalı beyanlar ve usulsüz işlemler yatırımcıları sadece oturum hakkını kaybetme riskiyle değil, 10 yıla kadar hapis cezasıyla da karşı karşıya bırakıyor.
Yabancı yatırım uzmanı Avukat Özge Özmen Korkut, son dönemde artan denetimler ve yasal yaptırımlar hakkında kritik uyarılarda bulundu. YATIRIM LİMİTLERİNDE YENİ DÖNEM Yunanistan’da yatırım yoluyla oturum izni alabilmek için belirlenen alt limitler, mülkün türüne ve konumuna göre değişkenlik gösteriyor.
Avukat Korkut, güncel rakamları şu şekilde özetledi: -250 Bin Euro: İş yerinden konuta dönüştürülmüş yapılar için uygulanan minimum yatırım tutarı.
-400 Bin Euro: Doğrudan konut yatırımları için gereken alt limit. -800 Bin Euro: Popüler adalar ve stratejik bölgelerde geçerli olan yüksek yatırım sınırı. YANLIŞ BEYAN SUÇ KAPSAMINA ALINDI Türk yatırımcıların yoğun ilgisiyle birlikte bazı yasa dışı uygulamaların da gündeme geldiğini belirten Korkut, özellikle emlak değerinin yanlış beyan edilmesinin Yunan Ceza Kanunu’na göre ağır bir suç teşkil ettiğini vurguladı.
Yetkili makamları yanıltmaya yönelik bu eylemler, Yunanistan hükümetinin denetim radarına girmiş durumda. GEÇMİŞE DÖNÜK İNCELEMELER BAŞLATILDI Yunanistan’ın sadece yeni başvuruları değil, geçmişe dönük dosyaları da mercek altına aldığını ifade eden Avukat Özge Özmen Korkut, usulsüzlük tespit edilmesi durumunda uygulanacak yaptırımları şöyle sıraladı: Oturum İzninin İptali: Mevcut Golden Visa hakkı derhal feshedilir.
Hapis Cezası: Yanıltıcı beyanda bulunan yatırımcılar için 10 yıla varan hapis cezaları öngörülüyor. İdari Para Cezaları: Ağır mali yaptırımlar sürece eşlik ediyor.
YATIRIMCILARA KRİTİK TAVSİYELER Yunan makamlarının sorgulamaları karşısında hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Korkut, yatırımcıların tüm hukuki ve finansal belgelerini eksiksiz ve şeffaf bir şekilde hazırlamaları gerektiğini söyledi.
"Doğru beyanda bulunmak ve süreci yasal zemin üzerinde yürütmek artık bir tercih değil, zorunluluktur. Yunan makamları kapınızı çaldığında, elinizdeki delillerin net ve tutarlı olması hayati önem taşıyor" dedi.