Türkiye'de her yıl binlerce kişi, hayatını kaybeden yakınlarından kalan mal varlıklarının sevinci yerine, ardında bırakılan devasa borçların şokuyla sarsılıyor. Kanunlarımıza göre mirasçılar, yalnızca gayrimenkul veya nakit parayı değil, vefat eden kişinin borçlarını da devralıyor.
Ancak bu borç yükünden kurtulmanın hayati bir yolu var: Reddi Miras. Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu ortaklarından Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde mirasçılar için risklerin arttığını vurgulayarak, bu süreçteki kritik detaylara ışık tutuyor.
Türk Medeni Kanunu’ndaki "külli halefiyet" ilkesi, bir kişi öldüğünde tüm hak ve borçlarının bir bütün olarak mirasçılarına geçmesini öngörüyor.
Av. Elvan Kakıcı Şimşek’e göre en büyük risk, mirasın sadece bırakılan mülkle sınırlı kalmaması: "Mirasçılar, miras bırakanın borçlarından sadece terekedeki varlık oranında değil, kendi şahsi mal varlıklarıyla da sorumlu tutulabilirler.
" Bu durum, babadan kalan bir kredi borcu yüzünden mirasçının kendi evini veya arabasını kaybetmesine yol açabiliyor. Eğer mirasın borçları, bırakılan varlıklardan daha fazlaysa (borca batıklık durumu), mirasçılar reddi miras hakkını kullanabiliyor.
Bu yol seçildiğinde mirasçı, ne varlıkları ne de borçları kabul etmiş sayılıyor. Özellikle yüksek vergi borçları, icra takipleri veya ticari yükümlülükler söz konusu olduğunda bu hak, hukuki bir kalkan görevi görüyor.
ÜÇ AY KURALINI UNUTMAYIN Süreci en çok zora sokan unsur, sürenin kısıtlı olması. Reddi miras talebi için yasal süre, miras bırakanın ölümünün öğrenildiği tarihten itibaren sadece 3 ay.
Bu süre "hak düşürücü" nitelikte, yani kaçırıldığı takdirde miras ve dolayısıyla borçlar otomatik olarak kabul edilmiş sayılıyor. KRİTİK HATALAR Mirasçılar bazen iyi niyetle yaptıkları küçük bir işlemle reddi miras hakkını ebediyen kaybedebiliyor.
Şimşek, şu eylemlerin mirası "zımnen" (üstü kapalı) kabul anlamına geldiğini belirtiyor: - Vefat eden kişinin banka hesabından para çekmek, - Miras kalan evi kiraya vermek veya emlak vergisini ödemek, - Miras bırakana ait aracı kullanmaya devam etmek, - Terekeye ait bir borcu ödemek veya bir alacaklıya ödeme sözü vermek.
Bu tür işlemlerden birini yaptıysanız, mahkemeye reddi miras başvurusu yapsanız dahi talebiniz reddedilebilir. Reddi miras süreci, vefat eden kişinin son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi’nde yürütülüyor.
Av. Elvan Kakıcı Şimşek, mirasçılara şu tavsiyede bulunuyor: "Mirasın kapsamı netleşmeden hiçbir işlem yapmayın. Önce terekenin (mirasın içeriği) detaylı bir araştırmasını yapın ve 3 aylık süreyi geçirmeden mutlaka hukuki destek alarak adım atın.
" .