Emlak 21.11.2025

İnşaat Zirvesi ve Fuarı, Depreme Dayanıklı Kentler temasıyla gerçekleştirildi!

İnşaat Zirvesi ve Fuarı, Depreme Dayanıklı Kentler temasıyla gerçekleştirildi!

Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) tarafından gerçekleştirilen 9. İnşaat Zirvesi ve Fuarı, bu yıl “Depreme Dayanıklı Kentler” temasıyla İstanbul’da yapıldı.

Konu ile ilgili olarak verilen detaylara göre Müteahhitlik, yapı malzemeleri ve inşaat sektörünün farklı alanlarından temsilcilerin katıldığı zirveye yaklaşık 500 davetli iştirak etti.

AYİDER’den konu ile ilgili olarak yapılan açıklamaya göre, söz konusu etkinlikte konuşan AYİDER Başkanı Hakan Şişik, İstanbul’daki riskli yapı stokuna ve kentsel dönüşümün geldiği noktaya dikkat çekti.

  Şişik, kentte 1,5 milyonun üzerinde riskli bağımsız bölüm bulunduğunu hatırlatarak, bugüne kadar 924 bin 943 bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını, 263 bin 895 bağımsız bölümde ise çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Balıkesir ve çevre illerde yaşanan depremlerin, yalnızca İstanbul’da değil Anadolu’nun birçok kentinde de kentsel dönüşüm ihtiyacını acil bir gerçek olarak ortaya koyduğunu vurguladı.

Açıklamasında mega kent İstanbul’un Türkiye’nin “can damarı” konumunda olduğuna işaret eden Şişik, özellikle eski yapı stokunun yoğun olduğu merkez ilçelerde kentsel dönüşüm sürecinin hızlandırılmasının zorunlu olduğunu söyledi.

  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan “Yarısı Bizden” kampanyasının önemli bir adım olduğunu belirterek, “İstanbul’un 39 ilçesinde, yerel yönetimlerle koordinasyon içinde ve eşgüdümlü bir şekilde kentsel dönüşümün yürütülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

” değerlendirmesinde bulundu. Şişik, konuşmasında yalnızca depreme dayanıklılık değil, iklim krizi ve sürdürülebilirlik boyutuna da vurgu yaptı. İstanbul’u tehdit eden iklim krizine karşı, binaların “yeşil dönüşümünün” mutlaka gündeme alınması gerektiğini söyleyerek, şu noktalara dikkat çekti: -Kentsel dönüşümün, sadece binaların yenilenmesi değil, nasıl inşa edileceğinin de tartışılması gerektiğini, -Yapıların yeşil, çelik veya farklı sürdürülebilir tekniklerle, enerjiyi minimum tüketen ve çevreye zarar vermeyen biçimde yapılmasının önemini, -Mega kent İstanbul’un tarihsel olarak “su fakiri” bir kent olduğunu; azalan yağış periyotları ve iklim krizi nedeniyle barajlardaki su seviyelerinin ciddi oranda düştüğünü.

Şişik, Bursa’da yaşanan tabloyu hatırlatarak, İstanbul özelinde yaklaşık 50 günlük su rezervinin kaldığını, yağış olsa dahi bu yılki seviyelerin ancak günlük ihtiyaçları karşılayacak düzeyde olacağını ifade etti.

“Binalarımızı kendi kendine yeten, suyu ve enerjiyi verimli kullanan, doğaya zarar vermeyen yapılara dönüştürmek zorundayız. Her döktüğümüz bir metreküp beton, aslında milli servet.

” sözleriyle hem kaynak israfına hem de planlı inşaat gerekliliğine dikkat çekti. AYİDER’in, inşaat sektörü içinden Dünya Su Konseyi’ne üye olan tek dernek olduğunu hatırlatan Şişik, iki yıl önce başlayan bu üyelikle birlikte iklim krizi ve su yönetimi konusunda farkındalık yaratmaya dönük çalışmalarını sürdürdüklerini, sektör temsilcilerinin de bu dönüşüm sürecinin bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

Yorumlar

0 yorum

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!