Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından Londra’da düzenlenen Konut Forumu, Avrupa çapında derinleşen konut sorununa çözüm arayışında önemli bir buluşma noktası oldu.
25 ülkeden 300’ü aşkın özel sektör temsilcisi, uluslararası yatırımcı ve kamu yetkilisinin katıldığı organizasyonda, Türkiye’yi Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı temsil etti.
Forumda, Avrupa Birliği ülkeleri ile Orta ve Doğu Avrupa ve Baltık bölgesinde erişilebilir, sürdürülebilir ve kapsayıcı konut üretiminin nasıl hızlandırılabileceği; kamu-özel sektör iş birlikleri perspektifinden ele alındı.
ERİŞİLEBİLİR KONUT DÜŞÜK STANDART DEMEK DEĞİL “Gayrimenkulde Kurucular” başlıklı panelde konuşan İnanç Kabadayı, konut krizinin salt hızla çözülemeyeceğini, üretimin ölçeklenebilir, planlı ve finansal açıdan sürdürülebilir olması gerektiğini vurguladı.
Erişilebilir konutun çoğu zaman yanlış biçimde “daha düşük standart” ile eşleştirildiğini belirten Kabadayı, gerçek erişilebilirliğin; ölçek ekonomisi, verimlilik, uzun vadeli maliyet yönetimi ve kaliteli mühendislikten geçtiğini söyledi.
Türkiye’de özellikle kentsel dönüşüm alanında uygulanan modelin, kamu ile kurulan etkili iş birlikleri sayesinde büyük ölçekli projelerde planlama hızını artırdığını, riskleri azalttığını ve daha geniş kitleler için konutu ulaşılabilir hale getirdiğini ifade etti.
KENTSEL DÖNÜŞÜM SADECE BİNA YENİLEMEK DEĞİL Deprem riski yüksek ülkelerde kentsel dönüşümün hem sosyal hem ekonomik bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken Kabadayı, dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesinden ibaret olmadığını söyledi.
Kentsel dönüşüm projelerinin, toplumsal güveni güçlendiren, şehirlerin uzun vadeli planlama kapasitesini artıran stratejik bir politika alanı olduğunu vurguladı. Hız ile kalite arasında tercih yapmak zorunda olmadıklarını belirten Kabadayı, “Doğru planlama ve güçlü bir finansman yapısıyla, güvenli ve nitelikli konut üretimini hızdan ödün vermeden gerçekleştirmek mümkün” dedi.
KONUT ÜRETİMİ EKONOMİK DAYANIKLILIĞIN TEMEL UNSURU Kabadayı, deprem gerçeğiyle yaşayan ülkelerde konut üretiminin yalnızca arz meselesi değil, ekonomik istikrarın ve finansal dayanıklılığın da temel unsuru olduğunu belirtti: “Afet sonrasında ortaya çıkacak yüksek kamu maliyetlerini azaltmanın en rasyonel yolu, en baştan doğru tasarlanmış, mühendislik kalitesi yüksek projeler geliştirmek.
Kentsel dönüşüm, ekonomik dayanıklılığı artıran stratejik bir yatırım alanıdır. ” Güvenli ve ölçekli konut üretiminin istihdamdan finansmana, yatırımcı güveninden şehirlerin rekabetçiliğine kadar geniş bir etki alanı yarattığını söyleyen Kabadayı, “Konut politikası aslında ekonomik direnç politikasıdır” ifadesini kullandı.
Teknoloji kullanımının ve sürdürülebilir çözümlerin konut maliyetlerinde kritik rol oynadığını anlatan Kabadayı, modüler üretim, standartlaştırılmış mühendislik ve yeşil bina uygulamalarının hem inşaat süresini kısalttığını hem de kaynak kullanımını optimize ettiğini belirtti.
Enerji verimliliği yüksek binaların, işletme giderlerini aşağı çekerek hane halkı üzerindeki uzun vadeli mali yükü azalttığını söyledi. Erişilebilir konutun yalnızca “daha ucuz satmak” anlamına gelmediğini vurgulayan Kabadayı, bu kavramın ölçek ekonomisi, etkin finansman ve sürdürülebilir nakit akışları üzerine kurulu bir iş modeli gerektirdiğini ifade etti.
Konutun ekonomik etkisinin; yatırım güveni, sermaye girişleri ve şehirlerin uzun vadeli dayanıklılığı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kamu-özel sektör ortaklıklarının bu noktada kilit rol oynadığını belirten Kabadayı, dengeli finansman yapılarının hem yatırımcıyı hem de kullanıcıyı koruyan bir çerçeve sunduğunu dile getirdi.
Konutun yalnızca barınma aracı olmadığını, şehirlerin ekonomik dinamizmini, sosyal uyumunu ve çevresel performansını doğrudan etkileyen stratejik bir unsur olduğunu vurgulayan Kabadayı, geliştiricilerin kısa vadeli kazanç yerine uzun vadeli, bütüncül bir bakış açısıyla hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Akıllı planlama, teknoloji odaklı üretim ve sorumlu yatırım yaklaşımları bir araya geldiğinde, konutun daha güvenli şehirler, daha düşük yaşam maliyetleri ve daha güçlü topluluklar yaratabileceğini söyledi.
EBRD Konut Forumu, küresel gayrimenkul gündeminin önemli buluşmalarından biri olan Entralon Club Global Real Estate – London Summit 2026 kapsamında uydu etkinlik olarak gerçekleştirildi ve Avrupa’daki konut politikasının geleceğine dair önemli mesajlar verdi.