Avukat Mehmet Parlak LinkedIn hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda imar affı zamanlarında orman suçlarının neden artış gösterdiğini açıkladı. İşte Avukat Parlak’ın o yazısı… Mehmet Parlak “Ormanların sahibi kim? İmar affı zamanlarında orman suçları neden artış gösterir” başlıklı yazısında ülkemizde çok konuşulan “orman arazisi işgali”, “orman arazisi talanı” mevzusunun temelinin plansız kalkınmaya dayalı köyden kente göç olgusu ile rantiyecilerin arsız ve uçsuz bucaksız çıkar arayışı olduğunu belirtti.
Parlak yazısında "Şehirlerde imar planları dışında oluşan fiili yerleşim alanları neredeyse her 10 yılda bir tekrarlanan ve kısaca “imar affı” denilen kanuni düzenlemeler ile işgalci şahıslar lehine tapu tescili ile yani devletten özel şahıslara mülkiyet transferi ile sonuçlanmaktadır.
Türkiye’de orman arazilerinin işgali ve ormandan tarla açma fiilleri özellikle “imar affı” olarak bilinen yasal düzenlemelerin gündeme geldiği dönemlerde artış göstermektedir.
" ifadelerini kullandı. İşte Mehmet Parlak'ın konu ile ilgili o yazısı. 1-)ORMANLARIN SAHİBİ KİM? “İMAR AFFI” ZAMANLARINDA ORMAN SUÇLARI NEDEN ARTIŞ GÖSTERİR: Ülkemizde çok konuşulan “orman arazisi işgali”, “orman arazisi talanı” mevzusunun temeli plansız kalkınmaya dayalı köyden kente göç olgusu ile rantiyecilerin arsız ve uçsuz bucaksız çıkar arayışıdır.
Şehirlerde imar planları dışında oluşan fiili yerleşim alanları neredeyse her 10 yılda bir tekrarlanan ve kısaca “imar affı” denilen kanuni düzenlemeler ile işgalci şahıslar lehine tapu tescili ile yani devletten özel şahıslara mülkiyet transferi ile sonuçlanmaktadır.
Türkiye’de orman arazilerinin işgali ve ormandan tarla açma fiilleri özellikle “imar affı” olarak bilinen yasal düzenlemelerin gündeme geldiği dönemlerde artış göstermektedir.
Peki, 10 yılda bir tekrarlanan ve kısaca “imar affı” denilen uygulama zamanlarında “orman suçları” nın sayısı neden artar? 6831 sayılı Orman Kanunun 17 ve 93 maddelerinde ayrıntıları mevcut olan “ormandan tarla açma” ve “orman işgali” suçlarında imar affı zamanlarında artış olmasının temel sebebi bu yeni “af” düzenlemesinden yararlanmak isteyen kişilerin eylemleridir.
Özellikle “imar affı” kanunun çıkacağının duyulması veya kanun çıktıktan sonra orman arazisini şahsi mülkiyetine geçirmek isteyenlerin geriye dönük tutanak, evrak tanzimi üzerinden giriştikleri bu eylemler nedeniyle orman suçlarında artışlar görülür.
2) Orman arazilerinin özel mülkiyete aktarılması temelde aşağıda kısaca özetleyeceğim üç hukuki mekanizma aracılığıyla gerçekleşmektedir: (a) 6831 sayılı Orman Kanunun 2/B adlı maddesi.
(b) İdari kadastro ve orman tespiti süreç ve işlemleri. (c) Tapu iptal başta olmak üzere çeşitli tescil-itiraz davaları. Ülkemizde, orman köylüsünden çok şehir eşkıyasına dönüşmüş gecekonducular ile örgütlü orman rantiyeleri bu hukuki yöntemleri çoğu defa kötüye kullanarak devletin tasarrufundaki ormanları gasp etmiş ve orantısız/haksız şekilde zenginleşmişlerdir.
3) 2500 yıllık tarihi bulunan şu İstanbul’ un haline bakın. 1453 yılındaki Türk fethinde 440 bin olduğu söylenilen şehir nüfusu 500 yıl sonra yani 1950’ de 920 bin iken 2025 de 20 milyonu bulmuştur.
(İstatistiklerde rakamlara dair tartışmalar mevcut ama bu tartışmalar konunun ana ekseninde temel bir değişiklik yaratmıyor. ) Son 70 yılda cereyan eden fevkaladenin fevkindeki bu nüfus artışı “aziz ve muazzez” İstanbul’ u imar rantiyesine, inşaat şantiyesine ve orman işgaliyesine dönüştürmüştür.
Beykoz, Çekmeköy, Sarıyer, Sancaktepe başta olmak üzere şehr-i İstanbul orman arazileri üzerinde adeta yeniden kurulmuştur. İstanbul’daki mevcut- güncel şahsi mülkiyetin yüzde kaçı son 70 yılda orman vasıflı devlet arazisinden dönüşmüştür? Devlet malı olan ormanların şu veya bu isimlerle şahsi mülkiyete geçmesinin ekonomi politiği nedir? Gelir dağılımını nasıl etkilemiştir? .