Yunanistan’ın Golden Visa programına ilişkin son dönemde Yunan basınında yer alan haberler, özellikle düşük tutarlı yatırım paketlerine karşı yatırımcıları daha dikkatli olmaya çağırıyor.
Konu ile ilgili olarak verilen bilgilere göre söz konusu haberlerde, Türkiye’de de görülen 135–150 bin Euro bandındaki bazı Golden Visa tekliflerinin, programın güncel yatırım şartlarıyla tam olarak örtüşmeyebileceği ve bu nedenle uyumluluk riski taşıdığı vurgulanıyor.
Yunan makamları, yatırım kararlarının mutlaka resmi mevzuat ve kriterler çerçevesinde alınması gerektiğinin altını çiziyor. Yunanistan Göç Bakanlığı’nın kamuoyuna yaptığı bilgilendirmelerde, yatırım tutarının gerçeğe aykırı biçimde, farklı sözleşme kurguları üzerinden “kâğıt üzerinde” yükseltilmesinin sahte beyan kapsamında değerlendirilebileceği belirtiliyor.
Bakanlık, bu tür uygulamaların yalnızca başvuruların reddine değil, aynı zamanda mevcut oturum izinlerinin yenilenmesi aşamasında da sorun yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan da bu çerçevede; garantili gelir, geri alım taahhüdü, toplu kira, çifte fiyatlama gibi modellerin, uygulamadaki yasal gerekliliklerle ne ölçüde uyumlu olduğunun dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Narazan, Golden Visa’nın doğru yatırım ve profesyonel danışmanlıkla ilerleyenler için hâlâ Avrupa’nın en avantajlı oturum programlarından biri olduğunu ifade ederken, yatırım tutarını düşük gösteren veya toplu kira benzeri dolaylı yöntemlerle “paket” haline getirilen çözümlerin mevzuat açısından ciddi risk barındırdığını söylüyor.
Bu tür yapılarla yapılan başvuruların reddedilebileceğini, hatta mevcut oturum izinlerinin iptal edilmesine kadar gidebilecek sonuçlar doğurabileceğini hatırlatarak, “Yatırımcının güvenliği, oturum hakkının sürdürülebilirliği ve programın itibarı için şeffaf süreçler ve yasal sınırlar esastır.
” değerlendirmesinde bulunuyor. Yunanistan’ın 2025’te yürürlüğe giren düzenlemeleri, Golden Visa kapsamında kabul edilen yatırım türlerini ve zorunlu tutarları daha açık biçimde tanımlıyor.
Yeni sistemde, bölge ve proje türüne göre farklı eşikler öngörülüyor: Atina, Selanik, Mykonos, Santorini gibi yoğun talep gören bölgelerde: -800 bin Euro yatırım şartı, Diğer bölgelerde: 400 bin Euro yatırım şartı uygulanıyor.
Bunun yanında, özel kategori olarak tanımlanan tescilli yapı restorasyonları ve ticari binaların konuta dönüştürülmesi projelerinde ise 250 bin Euro alt limiti korunuyor.
Yunan yetkililer, bu eşiklerin altında kalan yatırım tekliflerinin mevcut mevzuata uygun kabul edilmeyeceğini açıkça ifade ediyor. Bu nedenle yatırımcıların, hangi proje türünde, hangi bölgeye yatırım yaptıklarına göre resmi eşikleri ayrıntılı biçimde incelemesi gerektiği vurgulanıyor.
Düşük tutarlı modellerde uyum riski Yunan basınındaki haberlerde, satış değeri 135–150 bin Euro aralığında olan gayrimenkullerin, pazarlama yoluyla sanki daha yüksek eşiklere uygummuş gibi gösterilmesine yönelik çeşitli modellerin öne çıktığı aktarılıyor.
Aradaki farkın; Toplu kira, peşin kira, farklı türde yan sözleşmeler üzerinden kapatılmaya çalışılmasının, mevzuat açısından uyum sorununa yol açabileceği ifade ediliyor.
Göç Bakanlığı, yatırım tutarının şeffaf, gerçekçi ve belgelere tam olarak yansıyan biçimde gösterilmesi gerektiğini, aksi halde bu yapıların başvuru değerlendirmelerinde olumsuzluk yaratabileceğini bildiriyor.
Buna ek olarak, bazı tekliflerde hukuki hizmet bedelleri, vergiler ve devlet harçlarının konut fiyatına eklenerek “her şey dahil paket” şeklinde sunulmasının, yasal yatırım tutarını teknik olarak doğru yansıtmayabileceği belirtiliyor.
Bu tür kurguların, gerçek gayrimenkul yatırım tutarını gölgeleyerek dosyaların uygunluk denetiminde ek incelemelere neden olabileceğine dikkat çekiliyor. KİRA SÖZLEŞMELERİNDE KULLANIM AMACI KRİTİK Mevzuata göre, Golden Visa kapsamında alınan gayrimenkullerin kısa dönemli kiralamada (örneğin günlük/haftalık turistik kiralama) kullanılmasına izin verilmiyor.
Yunan basınında yer alan yorumlarda, toplu kira veya peşin kira gibi bazı sözleşme modellerinin, fiili kullanımda kısa dönem kiralama yasağını dolaylı biçimde ihlal edebilecek yapılar arasında görülebildiği belirtiliyor.
Resmi açıklamalarda, kira sözleşmelerinin hem kullanım amacı hem de yasal çerçeve bakımından mevzuata uygun olmasının süreç açısından hayati önemde olduğu vurgulanıyor.
Bu nedenle, kira geliri içeren ya da yatırımcıya “garantili gelir” taahhüt eden modellerde, sözleşmelerin hukuki uygunluğunun mutlaka uzmanlarca incelenmesi öneriliyor.
Teuta Narazan, programın hâlâ cazibesini koruduğunu ancak son düzenlemelerle kuralların belirgin biçimde sıkılaştığını hatırlatıyor. Narazan’a göre, Golden Visa yatırımcılarının “kısa yol” veya “düşük maliyetli çözüm” gibi sunulan tekliflere karşı özellikle temkinli davranması gerekiyor.
Narazan, güvenli bir süreç için üç temel başlık öne çıkarıyor: -Yasal yatırım tutarına uygunluk, -Şeffaf ve gerçeğe uygun sözleşmeler, -Yetkili ve uzman danışmanlık desteği.
Bu unsurların bir arada bulunmasının, hem yatırımcının oturum hakkını koruyan hem de programın uzun vadeli sürdürülebilirliğini güvenceye alan tek güvenli yol olduğunu vurguluyor.