Emlak 24.06.2026

Gayrimenkulün değerini belirleyen unsurlarda dengeler değişiyor!

Gayrimenkulün değerini belirleyen unsurlarda dengeler değişiyor!

Gayrimenkul sektöründe yatırım kararlarını belirleyen kriterler değişiyor. Uzun yıllar boyunca en önemli unsur olarak görülen lokasyon, önemini korusa da artık tek başına yeterli olmuyor.

  Ulaşım altyapısı, sürdürülebilirlik standartları, enerji verimliliği, akıllı bina teknolojileri ve bölgenin gelecekteki gelişim potansiyeli, yatırımcıların değerlendirmelerinde daha fazla öne çıkıyor.

Yatırımcılar, yalnızca bugünkü değere değil, bir projenin uzun vadede sağlayacağı kazanç potansiyeline odaklanırken, bu yaklaşım proje geliştirme süreçlerini de yeniden şekillendiriyor.

Global Infrastructure Outlook verilerine göre, dünya genelinde altyapı yatırımlarına duyulan ihtiyacın 2040 yılına kadar 94 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu tablo, ulaşım ve altyapı yatırımlarının gayrimenkul piyasası üzerindeki etkisini daha da artırıyor.

YATIRIMCILAR GELECEĞİN DEĞERİNİ HESAPLIYOR Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, yatırım anlayışındaki değişimin sektörde yeni bir dönemi başlattığını belirterek, geçmişte projelerin daha çok bulundukları konum ve kısa vadeli satış performansına göre değerlendirildiğini, günümüzde ise yatırımcıların gelecekte yaratılacak değeri de analiz ettiğini söyledi.

Öz'e göre metro hatları, yeni ulaşım koridorları ve büyük ölçekli kamu yatırımları yalnızca erişimi kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal yapısını da dönüştürüyor.

OECD verilerinin ana ulaşım akslarına yakın bölgelerde gayrimenkul değerlerinin yüzde 50'ye kadar yükseldiğini ortaya koyduğunu hatırlatan Öz, İstanbul'da yeni metro hatlarının hizmete girdiği bölgelerde konut fiyatlarının yaklaşık yüzde 40 oranında arttığını ifade etti.

KISA VADELİ KAZANÇ YERİNE DENGELİ GETİRİ ÖNE ÇIKIYOR Yatırımcı profilinde de önemli bir değişim yaşandığını belirten Öz, artık yatırım kararlarının yalnızca yüksek değer artışı beklentisiyle alınmadığını söyledi.

Günümüzde yatırımcıların kısa vadede likidite, orta vadede düzenli kira geliri ve uzun vadede değerini koruyan yatırımları tercih ettiğini vurgulayan Öz, portföy yönetimi anlayışının giderek yaygınlaştığını dile getirdi.

Öz, güçlü projelerde yıllık reel değer artışının yüzde 15 seviyelerine ulaşabildiğini, sürdürülebilirlik sertifikalarına sahip projelerin ise benzer projelere göre yaklaşık yüzde 15 daha yüksek değerle alıcı bulduğunu kaydetti.

ESG kriterlerini karşılayan projelerde kira gelirlerinin yüzde 18'e, varlık değerlerinin ise yüzde 12'ye kadar artış gösterebildiğini belirten Öz, altyapı yatırımlarının yoğunlaştığı bazı bölgelerde toplam değer artışının dört katı aşabildiğini söyledi.

Enerji verimliliği, dijital altyapı ve akıllı bina çözümlerinin yatırım kararlarında belirleyici hale geldiğini ifade eden Ebru Öz, Avrupa'da sürdürülebilirlik sertifikasına sahip projelerin daha yüksek fiyatlarla işlem gördüğünü belirtti.

Önümüzdeki dönemde ulaşım odaklı şehirleşme modelleri, karma kullanım projeleri, sağlık ve yaşam kalitesini merkeze alan konseptler ile IoT destekli akıllı bina sistemlerinin sektörde daha fazla önem kazanacağını söyleyen Öz, yatırımcıların artık yalnızca metrekareye değil, yaşam kalitesine ve uzun vadeli değer üretme kapasitesine yatırım yaptığını sözlerine ekledi.

Yorumlar

0 yorum

Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!