3 şirketten oluşan Gaya Group mühendislik, mimarlık, müteahhitlik, kavramsal çalışmalar ve işletme yönetimi ile gayrimenkul sektöründe çalışmalarına devam ediyor.
37 YILLIK BAŞARI HİKAYESİ! 1989 yılından bu yana, gayrimenkul ve perakende sektöründe gerçekleştirdiği projelerle 4 milyon metrekarenin üzerinde ticari ve konut alanını başarıyla hayata geçirdi.
Gaya Grup, gayrimenkul yatırımcılarının olduğu kadar, perakende yatırımcısı markaların da en çok tercih ettiği şirketlerin başında geliyor. ARSA, ARAZİ, KONUT PROJELERİ.
Arsa, arazi, konut projeleri, alışveriş ve iş merkezleri, oteller, plazalar gibi ticari gayrimenkullerin yanı sıra tüm gayrimenkul projeleri de Gaya’nın hizmet kapsamı içerisinde yer almakta.
Gaya Grup, bir gayrimenkulün arsa halinden yaşayan bir mekan haline dönüştürülmesi ve yönetimi aşamalarına kadar sürecin her anında profesyonel hizmet veren dev şirketler arasında adını duyuruyor.
GAYA GRUP UZMANLIK ALANLARI! 37 yıllık dev şirket,Gaya Grup'un uzmanlık alanları ise şu şekilde; En iyi Kullanım Analizi (Arsa ve gayrimenkul yatırımcılarına en kârlı ticari yaklaşımın tespiti için yapılan analizler) Pazar Araştırmaları Fizibilite Çalışmaları Stratejik Gayrimenkul Geliştirme (Konsept Belirleme) Arazi ve Proje Geliştirme Pazarlama (Satış ve Kiralama) İş - Alışveriş Merkezi, Bina ve Tesis Yönetimi İnşaat Gaya Grup, çevre dostu yeşil binalar üretirken, binada hizmet kalitesini artırmak ve kalitede süreklilik sağlıyor.
Aynı zamanda binalara sosyal nitelikler kazandırarak, ortak giderlerde tasarruf sağlıyor. YAPILAR DA YAŞAR. Gaya Gayrimenkul Genel Müdürü M. Fırat Murathanoğlu yapı sektörünün çok aktörlü bir ortamda şekillendiğini şu şekilde ifade ediyor: ''Yerel yönetim, özel sektör, mülk sahipleri, kullanıcılar, teknik ekip ve sivil toplum örgütleri yapılaşma hareketlerine yön veren ya da sonuçlarından doğrudan ya da dolaylı olarak etkilenen kesimler olarak kentlerin mekânsal organizasyonuna da taraf olurlar.
Yapılaşma koşulları plancı ve yerel yönetimler tarafından belirlenirken, mülk sahipleri ve yatırımcılar vizyonlarını ve beklentilerini projeye aktarır, mimar bu vizyonu teknik ve estetikle birleştirerek mekâna taşıyan tasarımı üretir, mühendisler de binayı vücuda getirir, yerel sakinler ve kullanıcılar ise gerek görsel ve işlevsel olarak, gerek psikolojik olarak meydana gelen üründen etkilenir.
Bu aktörlerin her birinin beklenti ve çıkarları farklıdır, çoğu zaman da birbiriyle çatışır. Bu beklentilerin iyi irdelenmesi ve yatırım kararlarının bu beklentilerin bir dengesini sunması sağlanmalıdır.
'' 'Yapılar da yaşar' diyen Murathanoğlu büyük emeklerle meydana gelen yapıların organizma gibi nefes alıp verdiğini şu kelimelerle açıkladı: ''Yapıların damarları olan koridorlarında, odalarında ve salonlarında kullanıcıların ayak sesleri dolaşmaktadır.
Büyük emeklerle meydana gelen bu yapılarda, kan dolaşımının düzenli olması gerekmektedir, herhangi bir tıkanıklığın olası sonuçları felç ya da ölüm olabilir.
Bu yapılardan ve birbirleriyle ilişkilerinden kurulu bir sistem olan kent de tıpkı bir organizma gibi nefes alıp verir. Yapılaşma kararlarının bu sistem içinde ele alınması ve sosyo-ekonomik ve çevresel koşullarla bütünlük sağlaması gerekmektedir.
'' dedi.