ABD ile İran arasında gerilimi sona erdiren resmi anlaşmaların imzalanması, Orta Doğu’daki ekonomik beklentileri yeniden şekillendirmeye başladı. Uzmanlara göre, bölgede güven ortamının güçlenmesi özellikle Dubai emlak sektörüne yeni bir ivme kazandırabilir.
Son aylarda yaşanan jeopolitik risklere ve çatışma endişelerine rağmen Dubai, uluslararası yatırımcıların ilgisini korumayı başardı. Bölgedeki tansiyonun düşmesiyle birlikte hem konut hem de ticari gayrimenkul satışlarında hareketliliğin artacağı öngörülüyor.
DUBAİ GÜVENLİ YATIRIM MERKEZİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Parcel Estates CEO’su Özden Çimen, Dubai’nin belirsizlik dönemlerinde dahi yatırımcılar açısından cazibesini kaybetmediğini belirtti.
Çimen, yatırım sermayesinin istikrarlı ve öngörülebilir pazarlara yöneldiğini vurgulayarak, bölgede yaşanan gerginliklerin bazı yatırımcıları beklemeye ittiğini ancak talebi ortadan kaldırmadığını söyledi.
Çimen’e göre, yeni dönemde oluşan barış atmosferiyle birlikte daha önce kararını erteleyen yatırımcıların piyasaya dönmesi bekleniyor. Bu durumun özellikle uzun vadeli konut yatırımlarında önemli bir canlanma yaratabileceği ifade ediliyor.
TÜRK YATIRIMCILARIN TERCİHİ DUBAİ OLDU Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul yatırımlarında Dubai’nin öne çıktığını dile getiren Çimen, yüksek kira getirileri ve hızlı işlem süreçlerinin şehrin en önemli avantajları arasında yer aldığını belirtti.
Dijital platformlar üzerinden yürütülebilen alım, satış ve kiralama işlemlerinin yatırımcıya önemli kolaylık sağladığını kaydeden Çimen, önümüzdeki süreçte özellikle üst segment konutlar ve villa projelerine yönelik talebin daha da güçleneceğini öngördü.
ARSA YATIRIMLARINDA DİKKAT ÇEKEN BÜYÜME Türk yatırımcıların Dubai’deki arsa yatırımlarında son yıllarda dikkat çekici bir artış yaşandığına da işaret eden Çimen, 2024 yılında Türklerin satın aldığı arsaların toplam değerinin 22 milyar dolara ulaştığını aktardı.
Bu rakamın, 2020 yılına kıyasla yüzde 364’lük bir yükselişe karşılık geldiği belirtiliyor. Uzmanlar, bölgesel istikrarın kalıcı hale gelmesi durumunda Dubai’nin uluslararası yatırımcılar için cazibesini daha da artıracağını ve emlak piyasasındaki büyümenin yeni bir aşamaya geçebileceğini değerlendiriyor.