Birleşik Arap Emirlikleri, son yıllarda küresel sermaye için sadece bir “alternatif rota” değil, başlı başına bir yatırım üssü haline geldi. Paylaşılan bilgilere göre sıfır gelir vergisi, görece düşük kurumlar vergisi, güçlü para birimi ve yatırımcı dostu mevzuat yapısı; ülkeyi, özellikle de Dubai’yi dünya çapında öne çıkarıyor.
188 MİLYAR DOLARLIK EMLAK HACMİ 2025 yılı verilerine göre Dubai’deki toplam gayrimenkul işlem hacmi 188 milyar ABD dolarına ulaşmış durumda. Aynı dönemde doğrudan yabancı yatırım tutarı 62 milyar dolar seviyesine çıktı.
İşlem adedinde yıllık bazda %18’lik büyüme, yatırım geri dönüş oranlarında ise %8–12 aralığında istikrarlı bir getiri dikkat çekiyor. Kira çarpanları ve getiriler incelendiğinde Dubai; Londra, New York ve Singapur gibi yerleşik küresel finans merkezlerine kıyasla daha yüksek kira getirisi sunan bir pazar olarak öne çıkıyor.
Bu tablo, şehri yalnızca bir yaşam merkezi değil, aynı zamanda ciddi bir pasif gelir platformu haline getiriyor. Golden Visa programı da bu çekim gücünü artıran önemli unsurlardan biri: -550.
000 USD tutarındaki yatırım karşılığında 10 yıllık oturum izni, -200. 000 USD düzeyinde yatırım karşılığında ise 2 yıllık yatırımcı vizesi sağlanıyor. Böylece gayrimenkul, sadece bir varlık değil, ikamet, mobilite ve uzun vadeli yaşam planlamasının parçası haline geliyor.
Arthill Group’un stratejik olarak yoğunlaştığı bölgelerden Ras Al Khaimah (RAK), özellikle Al Marjan Adası ile birlikte BAE’nin yeni büyüme aksı konumuna yükseliyor.
RAK Vision 2032 çerçevesinde: 2030’a kadar 3,5 milyon turist hedefi, yıllık ortalama %6 büyüme beklentisi, hızla artan uluslararası ziyaretçi trafiği bölgeyi yatırım radarına taşıyor.
Yaklaşık 5,1 milyar USD’lik entegre resort yatırımı, destinasyonun turizm ve gayrimenkul dinamiklerini kökten değiştirecek ölçekte bir hamle olarak öne çıkıyor.
2022–2027 dönemine ilişkin yüksek büyüme projeksiyonları, hem konut hem de turizm odaklı gayrimenkuller için fiyatlarda yukarı yönlü potansiyele işaret ediyor.
Artan turist sayısına rağmen mevcut otel kapasitesinin sınırlı olması, kısa ve orta vadede yatırımcı lehine bir arz-talep dengesi oluşturuyor. Master planda: 32 otel, 16 bini aşkın oda, 12 bin konut hedefleniyor.
Bu ölçek, bölgenin önümüzdeki yıllarda ikinci bir turizm ve yaşam merkezi olacağının sinyalini veriyor. DOĞRU PROJEDE ERKEN GİRMEK KRİTİK Arthill Group Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Koçabaş, Dubai ve Ras Al Khaimah’ta yaşanan süreci şöyle yorumluyor: “Dubai ve Ras Al Khaimah’ta yalnızca bir büyüme değil, yapısal bir dönüşüm yaşanıyor.
Turizm, finans ve küresel sermaye akımları aynı eksende buluşuyor. Biz bunu geçici bir trend değil, yeni bir ekonomik merkezleşme dalgası olarak okuyoruz. Türk yatırımcısı açısından erken faz projelere girmek, uzun vadeli değer yaratımı için kritik öneme sahip.
Arthill olarak amacımız, yatırımcıyı doğru zamanda doğru varlıkla buluşturmak. ” Arthill Group, Dubai ve Ras Al Khaimah’taki seçilmiş projelere ilişkin piyasa analizleri, getiri senaryoları ve yatırım modellerini İstanbul’da düzenleyeceği özel toplantılar ve yatırım buluşmalarıyla paylaşmayı planlıyor.
Böylece Türkiye’den bölgeye yönelmek isteyen yatırımcılara, sahadan beslenen veri temelli ve stratejik bir yol haritası sunulması hedefleniyor.